Hakkında Mr. Deeds Goes to Town
Frank Capra'nın yönettiği ve 1936 yapımı 'Mr. Deeds Goes to Town', Amerikan sinemasının altın çağının en sevilen komedi-dramlarından biridir. Film, Vermont'taki küçük kasabasında tebrik kartları için şiirler yazan, naif ve iyi kalpli Longfellow Deeds'in (Gary Cooper) hikayesini anlatır. Deeds, beklenmedik bir şekilde devasa bir mirasa konar ve hayatını kökten değiştirecek olan New York'a taşınır. Ancak büyük şehir, onu sadece zenginliği için kullanmak isteyen fırsatçılar, avukatlar ve açgözlü gazetecilerle doludur. Özellikle, onun safiyetini bir haber malzemesine dönüştürmeye çalışan gazeteci Babe Bennett (Jean Arthur) ile ilişkisi, hikayenin merkezinde yer alır.
Gary Cooper, saf görünüşünün altında sağlam bir ahlaki pusulaya sahip Deeds'i oynarken unutulmaz bir performans sergiler. Jean Arthur ise rolü gereği başlarda ikiyüzlü davransa da, karakterinin Deeds'in dürüstlüğü karşısında yaşadığı dönüşümü inandırıcı ve samimi bir şekilde aktarır. Capra'nın imzasını taşıyan film, bireyin toplum ve sermaye karşısındaki duruşunu, dürüstlük ve alçakgönüllülük temalarını mizahi bir dille işler. 'Capraesk' olarak adlandırılan bu tarzın tipik özelliklerini barındırır: sıradan bir kahraman, toplumsal eleştiri ve iyimser bir mesaj.
Film, sadece komedi unsurlarıyla değil, miras davaları ve medyanın insan hayatına etkisi gibi dramatik konulara değinmesiyle de dikkat çeker. Deeds'in servetini ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya karar verdiği sahneler, filmin duygusal ve düşündürücü doruk noktalarıdır. Akıcı diyalogları, keskin senaryosu ve dönemin ruhunu yansıtan atmosferiyle 'Mr. Deeds Goes to Town', izleyiciyi hem güldüren hem de hakkında düşündüren zamansız bir başyapıttır. Sinema tarihine ilgi duyanlar veya kaliteli bir karakter komedisi arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir klasiktir.
Gary Cooper, saf görünüşünün altında sağlam bir ahlaki pusulaya sahip Deeds'i oynarken unutulmaz bir performans sergiler. Jean Arthur ise rolü gereği başlarda ikiyüzlü davransa da, karakterinin Deeds'in dürüstlüğü karşısında yaşadığı dönüşümü inandırıcı ve samimi bir şekilde aktarır. Capra'nın imzasını taşıyan film, bireyin toplum ve sermaye karşısındaki duruşunu, dürüstlük ve alçakgönüllülük temalarını mizahi bir dille işler. 'Capraesk' olarak adlandırılan bu tarzın tipik özelliklerini barındırır: sıradan bir kahraman, toplumsal eleştiri ve iyimser bir mesaj.
Film, sadece komedi unsurlarıyla değil, miras davaları ve medyanın insan hayatına etkisi gibi dramatik konulara değinmesiyle de dikkat çeker. Deeds'in servetini ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya karar verdiği sahneler, filmin duygusal ve düşündürücü doruk noktalarıdır. Akıcı diyalogları, keskin senaryosu ve dönemin ruhunu yansıtan atmosferiyle 'Mr. Deeds Goes to Town', izleyiciyi hem güldüren hem de hakkında düşündüren zamansız bir başyapıttır. Sinema tarihine ilgi duyanlar veya kaliteli bir karakter komedisi arayanlar için mutlaka izlenmesi gereken bir klasiktir.


















